Bugün Öğretmenler Günü. Türkiye'nin ilk şehit öğretmeni kimdir biliyor musunuz?
Şeyh Said İsyanında şehit edilip cesedi köpeklere
yedirilen öğretmen Dündar Alp’in hikayesi hiç duydunuz mu? Anlatayım. (İstiklal Mahkemesi tutanakları ve basında yer alan
haberler ışığında)
İsyanı aylar öncesinden bildirdiği halde kimseyi
inandıramadı. İftiracı durumuna düştü. Öğretmenlikten atıldı. Hapis cezası
aldı. İsyan başlayınca asiler tarafından öldürüldü, cesedi sokaklarda
sürüklendi, köpeklere yedirildi.
Başlıyoruz...
Bingöl merkez
başöğretmeni Mehmet Zeki Dündar Alp, Şeyh Said isyanından aylar önce, isyana
hazırlık yapıldığını fark ederek durumu hükümete bildiren zabıtlar tutmuştur.
Dündar Alp’in 26 Ekim 1924’te tuttuğu ilk zabıt Kürtçülük zihniyetiyle hareket
eden Hacı Mehmed isimli birisinin Mustafa Kemal’in haccı kaldırdığı ve
İslamiyet’e darbe vurduğu yönünde propaganda yaptığı yönündeydi.
(Kaynak:
İM/T12/69-12/160/6)
İçişleri Bakanlığına sunulan bu rapor sonucunda Bingöl
Kaymakamı Hüseyin Hilmi Bey inceleme başlattı. Hacı Mehmed suçlamaları
reddetti. Kendi lehine şahitler buldu. Kaymakam, Dündar Alp hakkında asılsız
ihbarda bulunmaktan soruşturma başlattı. Genç Valisi Dündar Alp’i görevden
aldı. (Kaymakam, mahkemede Dündar Alp’in görevden alınma sebeplerini göreve
devamsızlık, kitapları fahiş fiyatlara satmak şeklinde belirtecekti.) Dündar
Alp görevden alındıktan sonra Genç eski mebusu Hamdi Bey’in teşvikiyle 5 Ocak
1925’te hem İçişleri Bakanlığı hem de bizzat Mustafa Kemal Paşa’ya telgraf
göndererek yine isyan hazırlıklarından bahsetti. İçişleri Bakanlığı konuyu Genç
Valisine yazdı. Vali, Dündar Alp’in tekrar ifadesini aldı ve 13 Ocak 1925’te
İçişleri Bakanlığına Dündar Alp’in hezeyanlarından hiç birisini ispat
edemediğini, Dündar Alp ve Hamdi Bey’in şahsi meselelerine siyasi şekil vererek
asılsız ihbarda bulunduklarını belirterek bu nedenle Bitlis Askeri Mahkemesine
sevk edilmelerine izin verilmesini istedi. Aynı gün Dündar Alp, Mustafa Kemal
Paşa’ya bir telgraf çekerek Vali’nin kendisine baskı yaptığından yakındı ve
ifadesinin Ankara’da alınmasını istedi.
(Kaynak: Eyüp Ertüren, Şark İstiklal
Mahkemesi: Şeyh Said İsyanı, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2018, s. 232-233; - Eyüp Ertüren
- Abdülhakim Koçin, Şark İstiklal Mahkemesi, Şeyh Said Davası Mahkeme
Tutanakları, Ankara 2020, s. 116-117)
Dündar Alp memleketin başına gelmesi muhtemel bir
ihtilalden bahsediyor. Dündar Alp 15 Ocak 1925 tarihli üçüncü telgrafında
vaziyetin günden güne kötüye gittiğini ve kendisinin yerine öğretmenliğe atanan
Sıddık isimli şahsın casus olduğundan bahsetti. Bingöl’de bir Kürt cemiyetinin
olduğunu ve Vali’nin bu işlere sessiz kaldığını belirten Dündar Alp memleketin
başına gelebilecek muhtemel bir ihtilalden söz etmişti.
(Kaynak: Ertüren-Koçin,
a.g.e, s. 117; İM/T12/12/69-12/158/10)
Dündar Alp, Vali’nin 13 Ocak 1925
tarihli yazısına istinaden gerçek dışı ihbarda bulunmak suçlamasıyla mahkemeye
sevk edildi. Dündar Alp bu sırada Bingöl’den kaçıp Lice’de ki eniştesinin
yanına sığınmıştı. Gıyabında yapılan mahkeme sonucunda üç ay hapis cezasına
çarptırıldı. Şark İstiklal Mahkemesi tutanaklarını inceleyen Eyüp Ertüren,
Dündar Alp’in eniştesi Lice Ziraat Bankası Memuru olan Abdülgani, 11 Nisan’da
5. Kolorduya yazdığı yazıya göre olayın şöyle geliştiğini aktarmıştır: “Muallim
Mehmed, (Dündar Alp) Şeyh Said hakkında bir şey yazmaya cesaret edememiş ancak
Şeyh Said’in casuslarından olan Hacı Mehmed hakkında yazı yazmıştır. Yapılan
tahkikatlarda ise Kürt casuslarının vermiş olduğu ifadelerle Muallim azledilmiş
ve yerine meşhur Bitlisli Hacı Musa Bey’in yeğeni, Kürt casusu Sıdkı Efendi,
muallim olarak tayin edilmiştir. Bunun üzerine hayatının tehlikede olduğunu
anlayan Muallim, Lice’ye eniştesi Abdülgani Bey’in yanına gelmiş ve oradan
Diyarbekir’e bir rapor yazmıştır. İsyanın başlamasından sonra Hacı Mehmed, Şeyh
Said ile birlikte Diyarbekir cephesinde bulunduğu sırada Lice’nin Kaya
Mahallesi’nden para karşılığında temin edilen bazı kişiler 10 Mart günü saat on
bir sıralarında Muallim’in olduğu evi basarak kapının önünde şehit etmişlerdir.
Muallim, evin önünde yaklaşık bir saat yağmur altında kalmıştır. Muallim’in
şehadetinden sonra Hacı Mehmed, Muallim’in Kadımadrak’taki evini ve
hayvanlarını yağma ettirmiştir.”
(Kaynak: Ertüren, a.g.t. , s. 235;
İM/T12/12/69-12/158/6-7)
Vakit Gazetesi Diyarbakır Muhabiri Naşit Hakkı’nın
konuyla ilgili haberi 17 Mayıs 1925 tarihli Vakit Gazetesi’nde “Suret-i
Mahsusada Diyarbakır’a Gönderdiğimiz Muharririmizin Mektupları” başlığı altında
yayınlanmıştır. Fotoğrafını gördüğünüz haberde Dündar Alp’in telgraflarına da
yer veren Naşit Hakkı, Dündar Alp’in katledilişini şu sözlerle anlatmıştır:
“Asiler Lice'ye gelince genç muallimin Kale Mahallesi’ndeki evine gidiyorlar,
kendisini aşağı indirip kapısının önünde öldürüyorlar, sokaklarda sürüklüyorlar.
Melun şeyhin fetvasıyla dinsiz addedilen vatanperver ve Şeyh'ten bin defa
dindar zavallı genç muallimin cesedini günlerce sokaklarda köpeklere
yediriyorlar. İşte artık ebediyen hayata veda etmiş bulunan genç muallimin
hatırası, hikâyesi.”
(Kaynak: Vakit, 17 Mayıs 1925, s. 2.)
Yakup Kadri, 24 Mayıs 1925 tarihli Hakimiyet-i Milliye
gazetesinde yayınlanan ve fotoğrafını görmüş olduğunuz “Meselenin Öbür Safhası”
başlıklı yazısında Dündar Alp’in şehit edilmesini ele almış ve isyanla ilgili
şu sözleri söylemiştir: “Bir Şeyh Sait hadisesi deyip de geçiverdiğimiz şu
felaketin zavallı Türk milletine kaç milyona, kaç cana mal olduğunu ve henüz
ilk adımını atmaya başlayan umran hareketini kaç sene geriye ittiğini derin bir
elemle müdrik (idrak etmiş) bulunmaktayız.”
(Kaynak: Hakimiyet-i Milliye, 24
Mayıs 1925, s.1)
Bingöl Kaymakamı Hüseyin Hilmi Bey ve Genç Valisi İsmail
Hakkı Bey Dündar Alp’in ihbarlarını ciddiye almadıkları için Şeyh Said
davasında yargılandılar. Kaymakam Hüseyin Hilmi Bey idama mahkum edildi ancak
daha önce vatana etmiş olduğu hizmetler hafifletici sebep sayılarak ve idam
cezası 15 sene kürek cezasına çevrildi. Genç Valisi görevini suiistimal
ettiğinden dolayı bir yıl hapis ve bundan sonra devlet görevinde çalışmama
cezasına mahkum edildi. Dündar Alp’e üç ay hapis cezası veren hakim Ali Rıza Efendi
sınır dışı edildi.
(Kaynak: Şark İstiklal Mahkemesi (Kararlar ve Mahkeme
Zabıtları) , TBMM Basımevi, Ankara 2016, s.83.)
Türkiye'nin ilk şehit öğretmeni Mehmet Zeki Dündar Alp'i
saygı ve minnetle anıyorum.
Kaynak: Ümit Doğan anlatımıyla...
X: @tsumut71










Yorumlar
Yorum Gönder